Feyziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Okulları ve Üniversitesi Mezunları İletişim Ağı

 

http://www.ISIKLIYIZ.biz

Üye Ol

Ana Sayfa Ücretsiz Üyelik Mezun Forumları Sinema Yorumları Mezun Bilgi Bankası

Ana Menu

Haberler

Mezun Forumları

Hatıralar

Başarılı Işıklılar

Yatılı Mezunlar

Ücretsiz Üyelik

Camia Tarihi Hakkında

Işıklı Linkler

Proje Grubu

Bize Ulaşın

 

İletişim Grubu Üyelik

Kendi mezuniyet yılınızın listesine üyelik için mezuniyet yilinizi seçiniz. İletişim gruplarına üye olunuz!

 

IŞIKLILAR YARDIMLAŞMA(Şifreli Alan)

Yurt Dışında Eğitim Konusunda

Dünya'nın Çeşitli Yerlerindeki Işıklılar

Bize İndirim Yapan Firmalar

 

Işık Mezunlarından

Sinema Yorumları

(Ali Ersina-1995 Mezunu)

Gezi Yazıları

(Cüneyt Göksu-1985 Mezunu)

 

Işıktan Bağlantılar

Işık Okulları
Işık Üniversitesi
Işık Spor Kulübü
Işık Üniversitesi Mezun Forumu
Işık Lisesi Mezun Forumu
 

Yatılı Mezunlar İletişim Grubu

YATILI OKUDU İSENİZ LÜTFEN TIKLAYINIZ!!

 

Feyziyeliler Işıklılar Derneği (FID)

Feyziyeliler Işıklılar Derneği

(FID)

 

FMV Işık Spor

IŞIK SPOR KULÜBÜ - FMV Işık Spor Kulübü Basketbol, Futbol, Masa Tenisi, Satranç, Voleybol ve Yüzme branşlarında faaliyet göstermektedir.

FMV Işık Spor Kulübü

 

Yaz Spor Okulu

 

Ma ç Sonu çları



 

Sponsorlarımız

Kit Design

'Internet Medya Çözümleri'

 

KeskinMavi

'Barındırma Toptancısı'

 

Domain Reseller Center

'Turnkey Reseller Solutions'

 

Online Domain Shopping

'Cheapest Hosting Seller'

 

MMS Modüler Mobilya

'Hesaplı Pratik Çözümler'

 

                  

Perşembe, 17 Mayıs 2007 13:53 +0300

 

Sinema Yorum -ALi Ersina-

<< İndekse Geri Dön<<

Filmin Adı: Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

Ahmet Uluçay’ın yıllardır üzerinde çalıştığı ve bin bir emek, alın teri sonucu seyirci ile buluşan bu filminin konusunu ilk duyduğumda aklıma nedense 22.Uluslararası İstanbul Film Festivalindeki, 2002 yapımı “Cinemania”(Sinema Manyakları) geldi. Aslında sinemaya yaklaşım olarak yani sinemayı algılayış olarak çok farklı kitleler üzerine kurulu bu iki filmin belki de tek ortak noktası, sinemaya karşı olan tutkunun resmedilişi idi. Gerçi, “Sinema Manyakları” belgeselinde, New York’taki yoğun sinefil kültürünün ele alınarak, beş eksantrik film kurdunun anlatılıyor olması daha baştan, Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi’ne bağlı Tepecik Köyündeki iki gencin durumunun farklılığını gözler önüne seriyor. Ancak bir filmde sinemanın tüketimi diğerinde ise üretimi üzerine olan bu tezatlık, zaten en önemli nokta.

Yönetmen Uluçay’ın bir röportajında belirttiği gibi, “Şehirde yaşasaydım belki de sinemam bu kadar dış etkilerden korunmuş, bu kadar kendine has olmazdı.” cümlesi New York gibi bir metropolde yaşayan sinema tutkunlarının maruz kaldığı imgelem bombardımanına, filmde bahsedilen Mehmet ve Recep adlı iki gencin henüz tutulmamış olması hatta Uluçay’ın da kendi hayat hikayesinden esinlendiğini düşünürsek hala kendisinin de bakirliği, filmi daha orijinal kılıyor bence. İki filmde bahsedilen sinema tutkusu aynı zamanda birbirinden de çok farklı çünkü birindeki insanlar gerçek dünyadan kaçmak için hayali bir dünya olarak gördükleri sinemaya yönelmişler hatta gittikçe zamanlarının çoğunu film izleyerek geçirmeye başlamışlardır. Tam da “Kayıp Kuşak” tabir ettiğimiz dönem insanının dünyayı asla değiştiremeyeceğine inanarak kendi kabuğuna çekildiği hatta eylemsizliği tercih etmesine denk bir durumdur, sinema manyaklarının bu yaptığı. Artık sinefil kavramı bile değişmiştir. Hangi tür film olsa hangi stil denense hangi yönetmenin olsa hiç fark etmeden tüketildiği bir seyretme anlayışından bahsediyoruz. Adeta uyuşturucu gibi gittikçe doz arttırılarak film izleme seansları devam ediyor ta ki “gerçeklik” anlamını kaybedene kadar. Günümüzde büyük kentlerdeki festivallere giden bizler de öyle değil miyiz. Aç kurtlar gibi, seyrediyoruz. Entelektüel birikimimizi arttırdığı fikrinin arkasına sığınarak, saatlerce ve çılgınca tüketiyoruz filmleri. Bunun ismi olsa olsa sinema bağımlılığı olur, sinema aşkı ile açıklanamaz.

Ahmet Uluçay’ın karakterleri ise o kadar saf, naif duygularla bağlılar ki sinemaya. Ömürlerinde izledikleri birkaç film onları sinemaya aşık etmeye yetmiş. Bundan sonra tek arzuları tahtadan bir projeksiyon cihazı yapmak, saniyede 24 kareyi arka arkaya getirip, resimleri hareket ettirmek. Mehmet ve Recep’in gündüz kasabada çıraklık yaptıktan sonra gece yarılarına kadar bıkıp usanmadan bir sinemasal üretim peşinde koşturmaları sinefillerden onları fazlasıyla ayırıyor. Recep’in karpuzcunun yanında çalışırken kameranın vizöründen bakıyormuş gibi yürüyen insanları kadraja alması, sinema manyakları gibi hayatın gerçekliğinden kopmak yerine, hayatı tüm gerçekliği ile sinemanın içine aktarma çabası aslında. Gerçi bazen dünyayı algılayışları fazla gerçekçi olmuyor hatta bir sahnede özellikle müziğin ve ışığın kullanılışı ile köylü kadınların ocak başında bir ayindeymiş gibi resmedilişi var ki hakikaten sürreal bir sahne.

Film boyunca yönetmenin kullandığı dil çok yalın ve doğal ancak yer yer öyle çekimler var ki, insanı şok ediyor. Özellikle köyün delisi Ömer’in sara nöbeti geçirdiği sahnelerde, bize dünyayı onun gözünden kesik kesik algılatışı var ki müthiş. Aynı şekilde Recep’in Nihal’e mektup götürdüğü sahnede, dar sokaklarda koşarken ki insanın kayboluşunu seyirciye yaşatması o kadar gerçekçi ki, çoğu sinemacılara taş çıkartır cinsten. İşin güzel yanı bu tarz kamera hareketleri stilize olsun diye değil bize o duyguyu çok samimi şekilde aktarmak için yapıldığından, hiç sırıtmıyor, aksine bence filmin doğal yapısını ve konusunu destekler biçimde.

 1994 yılından beri 10’a yakın kısa filme imza atmış, tamamen kendi kendini yetiştirmiş bu sinemacının ilk ve özgün uzun metraj çalışmasını sakın kaçırmayın.

 Not: Filmi seyrederken Ender Akay ve Alper Tunga Demirel’in müziklerine de dikkat!

Ali Ersina

10.12.2004

 << İndekse Geri Dön<<


Tüm hakları saklıdır. Ali Ersina'dan izin alınmadan kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.  Copyright (c) 2004

 

Flash Haber

GÜNCEL- IŞIKSPOR maç sonuçları!


05/12/06
Pilav Günümüz 121.kuruluş yıldönümü törenleri 17 Aralık Pazar günü Nişantaşı ve Ayazağa'da.

(by FMV)> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Tango dersleri (by FID)
> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Postmodern minyatür resim kursu (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


27/07/06
Işık Ev Bahçesi Yenilendi! (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


06/06/06
Sıcaklar Geldi, Haydi Havuza! Tüm Işıklılar davetlidir. (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


26/05/06
Işıklı HALUK CECAN'ın Sinema Gösterisi ve Işık Ev'in Yaz Sezonu Açılışı! (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


18/03/06
Işıklı Buluşmalar ISIKLIYIZ.biz olarak her ayın ilk pazar günü "1885 Işık Ev"de buluşuyorıuz Ayrıntılı bilgi için 0555 6385232. Tüm IŞIKLILAR davetlidir.(by ISIKLIYIZ.biz)


01/12/05
Işık Üniversitesi Google Email Grubu Kuruldu (by ISIKLIYIZ.biz)


08/11/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da okulda. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz.(by FMV)


07/11/05
Cumhuriyet ve Atatürk Haftasında Erol Evgin Konseri Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. Ayrıntılar için tıklayınız.(by FMV)


11/10/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. (by FMV)


24/11/04
Yonja.com da ISIKLIYIZ.biz olarak faaliyetteyiz. (by ISIKLIYIZ.biz)


23/10/04
İnternet sitemize her konuda ve fikirleriniz bekliyoruz katkılarınızı bekliyoruz.
bilgi @ ISIKLIYIZ.biz


GÜNCEL- BASINDA FMV IŞIK OKULLARI

 

IŞIK MEZUNU

(Şifreli Alan)

Doktorlarımız
Eczacılarımız
Avukatlarımız
Diğer Meslekler
 

IŞIK MEZUNLARININ  (Şifreli alan)

Firmala
Kan bankası
Hobilerimiz
Kariyer Listesi
İrtibat bilgileri

 

Copyright 1999-2006 www.ISIKLIYIZ.biz, Her hakkı saklıdır.  All Rights Reserved.

Bu mezun iletişim projesi bir Proje Evi projesidir. KiT Design ve KeskinMavi Hosting sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir.