Feyziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Okulları ve Üniversitesi Mezunları İletişim Ağı

 

http://www.ISIKLIYIZ.biz

Üye Ol

Ana Sayfa Ücretsiz Üyelik Mezun Forumları Sinema Yorumları Mezun Bilgi Bankası

Ana Menu

Haberler

Mezun Forumları

Hatıralar

Başarılı Işıklılar

Yatılı Mezunlar

Ücretsiz Üyelik

Camia Tarihi Hakkında

Işıklı Linkler

Proje Grubu

Bize Ulaşın

 

İletişim Grubu Üyelik

Kendi mezuniyet yılınızın listesine üyelik için mezuniyet yilinizi seçiniz. İletişim gruplarına üye olunuz!

 

IŞIKLILAR YARDIMLAŞMA(Şifreli Alan)

Yurt Dışında Eğitim Konusunda

Dünya'nın Çeşitli Yerlerindeki Işıklılar

Bize İndirim Yapan Firmalar

 

Işık Mezunlarından

Sinema Yorumları

(Ali Ersina-1995 Mezunu)

Gezi Yazıları

(Cüneyt Göksu-1985 Mezunu)

 

Işıktan Bağlantılar

Işık Okulları
Işık Üniversitesi
Işık Spor Kulübü
Işık Üniversitesi Mezun Forumu
Işık Lisesi Mezun Forumu
 

Yatılı Mezunlar İletişim Grubu

YATILI OKUDU İSENİZ LÜTFEN TIKLAYINIZ!!

 

Feyziyeliler Işıklılar Derneği (FID)

Feyziyeliler Işıklılar Derneği

(FID)

 

FMV Işık Spor

IŞIK SPOR KULÜBÜ - FMV Işık Spor Kulübü Basketbol, Futbol, Masa Tenisi, Satranç, Voleybol ve Yüzme branşlarında faaliyet göstermektedir.

FMV Işık Spor Kulübü

 

Yaz Spor Okulu

 

Ma ç Sonu çları



 

Sponsorlarımız

Kit Design

'Internet Medya Çözümleri'

 

KeskinMavi

'Barındırma Toptancısı'

 

Domain Reseller Center

'Turnkey Reseller Solutions'

 

Online Domain Shopping

'Cheapest Hosting Seller'

 

MMS Modüler Mobilya

'Hesaplı Pratik Çözümler'

 

                  

Perşembe, 17 Mayıs 2007 13:51 +0300

 

Sinema Yorum -ALi Ersina-

<< İndekse Geri Dön<<

Filmin Adı: Monster

1989 yılında yedi kişiyi öldüren ve Amerika’nın ilk kadın seri katili olarak kayıtlara geçen Aileen Wuornos’un gerçek hikayesinin anlatıldığı bu film öncelikle Kimberly Peirce’ın 1999 yılında çektiği “Boys Don’t Cry” filmini hatırlatıyor. İkisinin de bir kadın yönetmen elinde çıkma ve hayatı çok sıkıntılı geçmiş acılı kadın karakterlerin hikayelerini anlatıyor olması belki de bu benzerliği iyice arttırmaktadır. Fakat öncelikle “Monster” filminde daha filmin açılışı itibari ile tamamen gerçek bir hikayeyi, ne sempatik yanları öne çıkarmak ne seyircinin acıma duygusunu harekete geçirmek ne de yargılayıcı olmak gibi bir kaygı gütmeden, tarafsız bir gözlem niteliğinde anlatma durumu söz konusu ki, bu noktada “Boys Don’t Cry” filminden daha farklı bir yerde duruyor. “Boys Don’t Cry”da Hillary Swank’in gene müthiş bir performans sergilediği, kimlik bunalımı yaşayan Nebraska’lı bir kızın başka diyarlarda gerçek cinsel kimliğini gizleyerek hissettiği kimlikle kendini var etme çabası anlatılıyor. Konu da esas olarak Amerika’nın orta-batısındaki özgür cinsel tercihlere olan tahammülsüzlük ve bir kadının dramı, biraz da kurmaca bir hikaye ile karaktere bağlanmamız sağlayacak şekilde sunuluyor. Bunun sonucunda da Hillary Swank’i yargılayan, kötüleyip şiddet kullanan herkesi kınayarak salonu terkediyoruz.

Ancak “Velocity Rules”(2001) ve “Just Drive”(2001) gibi iki kısa filmden sonra bu ilk uzun metraj denemesinde Patty Jenkins; “Monster” filminin hem senaryosunu yazarken hem de yönetirken filme oldukça mesafeli yaklaşmış hatta seyircinin de aynı hissiyatı yaşaması için filmin içine Aileen Wuornos’un çocukluğu ve ilk gençlik yıllarına ait yaşadığı acılar gibi klişe kayıp(loser) insan melodramları eklememiş. Çok net bir şekilde Aileen Wuornos’un hapiste idamı beklediği 12 yıl boyunca yazdığı mektuplardan hikayeyi kurgulamış. Hatta film, Florida’da gerçek olayların geçtiği mekanlarda çekilmiş ve aynı motel odaları kullanılmış. Filmin genel yapısı bu kadar gerçekçi olunca karakter de aynı yaşamdaki gibi doğruları ve yanlışları ile gözümüzün önüne geldiği için bazı durumlarda ona hak verirken bazı durumlarda da yaptıkları yüzünden dehşete kapılıyoruz. Ama filmde Aileen’ın (Charlize Theron) dediği gibi: “İnsanlar fahişeliği kolay yol olarak görür ve hemen yargılarlar ama olayları koşullar çerçevesinde düşününce, hiçbir şey o kadar basit değildir.” Bu cümle bile, her şeyin siyah ve beyaz kadar net olmadığı bu dünyada, ne Aileen ile direkt empati kurmamızı sağlıyor ne de onu yargılayabiliyoruz.

Filmin konusuna gelince aslında neredeyse ümitsiz durumda intihar etmeyi düşündüğü bir anda Selby (Christina Ricci) ile karşılaşan Aileen’ın (Charlize Theron) gerçek sevgiyi tatması anlatılıyor. Hatta eşcinsel olmasa bile Selby’le kurduğu ilişki, onu tekrar yaşama tutunmaya çabalar ama işlerin sürekli sarpa sarması ile Aileen yavaş yavaş kendi sonunu da hazırlamış olur. Bu film için 10-12 kilo alıp ağır makyaj altında hem yüz mimikleri hem de vücut dili ile inanılmaz bir oyunculuk sergileyen 1975 Güney Afrika doğumlu Charlize Theron aynı zamanda filmin yapımcılığını da üstlenmektedir. 2004 yılında post-prodüksiyonda olan iki filmle beraber neredeyse 23 tane film içeren bir filmografisi var ki 1995 yılında başladığı kariyeri için hayli yol almış denilebilir. Sinema seyircisinin onun yeteneğini yavaş yavaş keşfetmeye başladığı ilk film “Devil’s Advocate”(1997)’den sonra “15 Minutes”(2001), “Sweet November”(2001) ve “Italian Job”(2003) gibi çok ses getirmeyen filmlerden sonra iyi bir çıkış yakaladığı “Monster” filmi ile bu sene ki en iyi kadın oyuncu dalındaki oscar heykelciğini evine götürecek gibi gözüküyor. Charlize Theron’un rol arkadaşı Christina Ricci ise Cher’in en küçük kızını oynadığı 1990 yapımı “Mermaids” filmi ile sinema dünyasına girip daha sonra da hep enteresan, sıklıkla da sorunlu karakterleri canlandırması ile kariyer yapmış bir oyuncu.

Filme genel olarak bakıldığında, aslında pek de yönetmenliğin konuşturulduğu söylenemez. Hatta sadece olan olay resmedilmiş ki seyirciyi görüntüler-kurgu veya hikaye anlatımı açısından çok da tatmin etmemektedir. Ama yönetmenin benimsediği tarafsız tavır bence seyirciyi vicdanı ile baş başa bırakması bakımından hikayeyi daha güçlü kılmıştır. Sonuç olarak, Charlize Theron’un oyunculuğunu bir virtüöz gibi konuşturmasını görmek isteyenlere tavsiye edilir.
 
Ali Ersina
29.02.2004
 

<< İndekse Geri Dön<<


Tüm hakları saklıdır. Ali Ersina'dan izin alınmadan kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.  Copyright (c) 2004

 

Flash Haber

GÜNCEL- IŞIKSPOR maç sonuçları!


05/12/06
Pilav Günümüz 121.kuruluş yıldönümü törenleri 17 Aralık Pazar günü Nişantaşı ve Ayazağa'da.

(by FMV)> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Tango dersleri (by FID)
> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Postmodern minyatür resim kursu (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


27/07/06
Işık Ev Bahçesi Yenilendi! (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


06/06/06
Sıcaklar Geldi, Haydi Havuza! Tüm Işıklılar davetlidir. (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


26/05/06
Işıklı HALUK CECAN'ın Sinema Gösterisi ve Işık Ev'in Yaz Sezonu Açılışı! (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


18/03/06
Işıklı Buluşmalar ISIKLIYIZ.biz olarak her ayın ilk pazar günü "1885 Işık Ev"de buluşuyorıuz Ayrıntılı bilgi için 0555 6385232. Tüm IŞIKLILAR davetlidir.(by ISIKLIYIZ.biz)


01/12/05
Işık Üniversitesi Google Email Grubu Kuruldu (by ISIKLIYIZ.biz)


08/11/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da okulda. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz.(by FMV)


07/11/05
Cumhuriyet ve Atatürk Haftasında Erol Evgin Konseri Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. Ayrıntılar için tıklayınız.(by FMV)


11/10/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. (by FMV)


24/11/04
Yonja.com da ISIKLIYIZ.biz olarak faaliyetteyiz. (by ISIKLIYIZ.biz)


23/10/04
İnternet sitemize her konuda ve fikirleriniz bekliyoruz katkılarınızı bekliyoruz.
bilgi @ ISIKLIYIZ.biz


GÜNCEL- BASINDA FMV IŞIK OKULLARI

 

IŞIK MEZUNU

(Şifreli Alan)

Doktorlarımız
Eczacılarımız
Avukatlarımız
Diğer Meslekler
 

IŞIK MEZUNLARININ  (Şifreli alan)

Firmala
Kan bankası
Hobilerimiz
Kariyer Listesi
İrtibat bilgileri

 

Copyright 1999-2006 www.ISIKLIYIZ.biz, Her hakkı saklıdır.  All Rights Reserved.

Bu mezun iletişim projesi bir Proje Evi projesidir. KiT Design ve KeskinMavi Hosting sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir.