Feyziye Mektepleri Vakfı Özel Işık Okulları ve Üniversitesi Mezunları İletişim Ağı

 

http://www.ISIKLIYIZ.biz

Üye Ol

Ana Sayfa Ücretsiz Üyelik Mezun Forumları Sinema Yorumları Mezun Bilgi Bankası

Ana Menu

Haberler

Mezun Forumları

Hatıralar

Başarılı Işıklılar

Yatılı Mezunlar

Ücretsiz Üyelik

Camia Tarihi Hakkında

Işıklı Linkler

Proje Grubu

Bize Ulaşın

 

İletişim Grubu Üyelik

Kendi mezuniyet yılınızın listesine üyelik için mezuniyet yilinizi seçiniz. İletişim gruplarına üye olunuz!

 

IŞIKLILAR YARDIMLAŞMA(Şifreli Alan)

Yurt Dışında Eğitim Konusunda

Dünya'nın Çeşitli Yerlerindeki Işıklılar

Bize İndirim Yapan Firmalar

 

Işık Mezunlarından

Sinema Yorumları

(Ali Ersina-1995 Mezunu)

Gezi Yazıları

(Cüneyt Göksu-1985 Mezunu)

 

Işıktan Bağlantılar

Işık Okulları
Işık Üniversitesi
Işık Spor Kulübü
Işık Üniversitesi Mezun Forumu
Işık Lisesi Mezun Forumu
 

Yatılı Mezunlar İletişim Grubu

YATILI OKUDU İSENİZ LÜTFEN TIKLAYINIZ!!

 

Feyziyeliler Işıklılar Derneği (FID)

Feyziyeliler Işıklılar Derneği

(FID)

 

FMV Işık Spor

IŞIK SPOR KULÜBÜ - FMV Işık Spor Kulübü Basketbol, Futbol, Masa Tenisi, Satranç, Voleybol ve Yüzme branşlarında faaliyet göstermektedir.

FMV Işık Spor Kulübü

 

Yaz Spor Okulu

 

Ma ç Sonu çları



 

Sponsorlarımız

Kit Design

'Internet Medya Çözümleri'

 

KeskinMavi

'Barındırma Toptancısı'

 

Domain Reseller Center

'Turnkey Reseller Solutions'

 

Online Domain Shopping

'Cheapest Hosting Seller'

 

MMS Modüler Mobilya

'Hesaplı Pratik Çözümler'

 

                  

Perşembe, 15 Temmuz 2010 16:26 +0300

 

Sinema Yorum -ALi Ersina-

<< İndekse Geri Dön<<

Filmin Adı: Dogville

Günümüzde Micheal Haneke, Gaspar Noe veya Lars Von Trier dendiğinde sinemanın, günlük dertlerden kurtulmak, kafa dağıtmak, kendini iyi hissetmek için gidilmeyen bilakis dünyadaki her türlü rahatsızlığı bulabileceğiniz bir yedinci sanat dalı şeklinde algılanması gerektiğini biliyoruz. Hem Haneke hem özellikle “Irreversible” ile kafamızı ve midemizi zorlayan yönetmen Gaspar Noe, filmlerinde burjuvazi değerlerini kendilerince eleştirmektedir. Lars Von Trier ise 1995 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte bir içki masasında temellerini attıkları ve “Dogma” adını verdikleri yeni bir sinema dili yaratması yanında deneyselliğiyle de Haneke ve Noe’den daha farklı bir yerde durmaktadır.

Öncelikle sinemanın sürekli seyirciyi aldatmasından dem vuran Trier tüm filmlerinde aşırıya kaçan basitlik, (sürekli el kamerası kullanılarak yapılan çekimler ve hepimizin alışık olmadığı kamera hareketleri, görüntülerin birbirine eklenmesindeki sadelik hatta film esnasında fon olarak müziğin bulunmaması) çocukluğundan beri film deyince renk kalitesi düzgün görüntülerden oluşmuş, fonda sürekli müzik olan ve bir süre sonra insanın filmin içinde kaybolmasına olanak veren kamera hareketlerinden hoşlanan sinema seyircisini epey zorlamaktadır. Trier’in şimdiye kadar kendi “Dogma” söylemine ihanet ettiği tek film “Karanlıkta Dans”tır. Bu filmde aslında iki tarz da mevcut; biri kendisinin filmlerde olması gerektiğini savunduğu gerçek dünyanın yansıtıldığı, soğuk renklerin ve grinli görüntülerin hakim olduğu çekimler diğeri ise tamamen eski müzikallerin havasında canlı renkler, kameranın kullanılışı ve tabii ki olmazsa olmaz özenle hazırlanmış müzikler. Belki de Trier filmografisinin seyredilebilir, konusuna hakim olunabilir tek dram-müzikali denilebilir.

Trier, son filmi “Dogville” ile gene seyirciyi şaşırtmayı başarıyor. Gerçi Cannes’daki gösterimde filmin uzunluğu üç saat civarında olduğundan filmi festivalde izleyenler sinemada 1.5 saatte anlatılabilecek bir konunun bu kadar uzatılmasından şikayetçi ancak Trier’in standart film kalıpları ile pek ilgilenmediği hatta kendi ağzıyla da bahsettiği gibi fazla film seyretmediği göz önüne alındığında neden bu kadar uzun bir film yaptığı anlaşılıyor. Filmin uzunluğu yanında esas ilginç olan izlediğiniz şeyin sinema değil de tamamen bir tiyatro olması; hatta Trier sadeliği o kadar abartmış ki Dogville kasabasını ve köpek karakterini de tebeşirle çizdiği gibi oyuncular kapılardan geçerlerken tam bir pandomim havası yaşanıyor(neyse ki kapı sesini filme eklemişler). Bu deneysel havanın dışında standart Trier filmi diyebiliriz; kamera hareketi, müzik kullanılmaması ve tabii ki karakterlerin tam da Avrupa sinemasına yakışır durağan-donuk oyunculukları. Bu filmde Nicole Kidman, seyirciyi kendine gene hayran bırakıyor denilebilir. Filmin uzunluğu karakterlerin dönüşümünü görmemiz açısından yerinde olmuş ve tabii ki filmin bir tiyatro setinde çekilmesine rağmen mekanın klostrofobiklliğinin hiç mekan kullanımı olmadan verilmesi de başlı başına Trier’in başarısı. Aslında insan bir yandan da neden böyle bir film çekilir diyebilir çünkü sinematografik olarak filmden ziyade tiyatro çalışması olması hatta kendisinin de Brecht’in 1928 yılında sahneye koyduğu “Üç Kuruşluk Opera”dan etkilendiğini belirtmesi “Dogville”i yakaladığı deneysellikte çok ilginç bir yapıt olmasını sağlasa da bence sinema biraz sinemaya benzemeli diyenlerdenim. O yüzden belki de Dogville’i 6.5’uncu Sanat olarak görmek daha anlamlı olabilir.

Filmin beni bir diğer en çok etkileyen yönü de karakterlerin çok iyi analiz edilmesi sonucu oluşan inandırıcı atmosferin sonundaki çarpıcılığı çok daha etkili hale getirmiş olmasıdır. Trier küçük bir kasabada masum insanların bile yeri ve zamanı geldiğinde nasıl değiştiğini anlatırken seyirciyi de bir nevi bu dönüşümden geçiriyor. Sonunda ise hangi tarafta yer almanız gerektiğini bilemez bir şekilde salonu terkediyorsunuz. Her şeye rağmen benim kişisel sinema anlayışım da seyircinin önceden tahmin edilir, katarsise kavuşmasını sağlayacak sonlardan yana olmadığından, tüm sıkıcılığına rağmen Dogville’in müthiş sonunu tüylerim diken diken bir vaziyette izledim.

Eğer seyirci olarak yönetmenlerle beraber güvenli yolculuklardan sıkıldıysanız ve biraz da olsa farklılık arıyorsanız bırakın Danimarkalı Lars Von Trier sizi biraz rahatsız etsin.
 
Ali Ersina
24.12.2003
 

<< İndekse Geri Dön<<


Tüm hakları saklıdır. Ali Ersina'dan izin alınmadan kopyalanamaz ve çoğaltılamaz.  Copyright (c) 2004

 

Flash Haber

GÜNCEL- IŞIKSPOR maç sonuçları!


05/12/06
Pilav Günümüz 121.kuruluş yıldönümü törenleri 17 Aralık Pazar günü Nişantaşı ve Ayazağa'da.

(by FMV)> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Tango dersleri (by FID)
> Ayrıntılı bilgi!


09/10/06
Işık Ev'de  Postmodern minyatür resim kursu (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


27/07/06
Işık Ev Bahçesi Yenilendi! (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


06/06/06
Sıcaklar Geldi, Haydi Havuza! Tüm Işıklılar davetlidir. (by IŞIK EV)> Ayrıntılı bilgi!


26/05/06
Işıklı HALUK CECAN'ın Sinema Gösterisi ve Işık Ev'in Yaz Sezonu Açılışı! (by FID) > Ayrıntılı bilgi!


18/03/06
Işıklı Buluşmalar ISIKLIYIZ.biz olarak her ayın ilk pazar günü "1885 Işık Ev"de buluşuyorıuz Ayrıntılı bilgi için 0555 6385232. Tüm IŞIKLILAR davetlidir.(by ISIKLIYIZ.biz)


01/12/05
Işık Üniversitesi Google Email Grubu Kuruldu (by ISIKLIYIZ.biz)


08/11/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da okulda. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz.(by FMV)


07/11/05
Cumhuriyet ve Atatürk Haftasında Erol Evgin Konseri Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. Ayrıntılar için tıklayınız.(by FMV)


11/10/05
Pilav Günümüz 18 Aralık Pazar günü. Pilav günü başlangıç 11:00'da. Tüm IŞIK camiamızı birarada görmeyi arzu ediyoruz. (by FMV)


24/11/04
Yonja.com da ISIKLIYIZ.biz olarak faaliyetteyiz. (by ISIKLIYIZ.biz)


23/10/04
İnternet sitemize her konuda ve fikirleriniz bekliyoruz katkılarınızı bekliyoruz.
bilgi @ ISIKLIYIZ.biz


GÜNCEL- BASINDA FMV IŞIK OKULLARI

 

IŞIK MEZUNU

(Şifreli Alan)

Doktorlarımız
Eczacılarımız
Avukatlarımız
Diğer Meslekler
 

IŞIK MEZUNLARININ  (Şifreli alan)

Firmala
Kan bankası
Hobilerimiz
Kariyer Listesi
İrtibat bilgileri

 

Copyright 1999-2006 www.ISIKLIYIZ.biz, Her hakkı saklıdır.  All Rights Reserved.

Bu mezun iletişim projesi bir Proje Evi projesidir. KiT Design ve KeskinMavi Hosting sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir.